18 Ocak 2026 Pazar
MABEL MATİZ - ÇUKUR
YUNUS BOZLAĞAN
19-04-2019
721 kez okundu.
0 yorum yapıldı

Klibin başlangıcında bana göre anlattığı hikaye aslında hepimizin yaşadığı bir gerçek..

Sürekli halde dümdüz giden bir araba aslında bizim tekdüze yaşamımızı tanımlıyor, arabanın içinde Mabel ve diğer insanlar var herkes boyun eğmiş bir şekilde hayatın düzlüğüne kendini kaptırmış ve ses çıkarmadan, sorgulamadan gidiyor.. nereye gidiyorlar?  İşte tam bu noktada içlerinden biri (Mabel) bunu düşünüyor ve arabadan atlıyor burada hayatın ve yaşamın amacını sorgulayan insanlara gönderme yapıyor, ve daha sonra gözlerini açınca kendini başka bir yerde buluyor... Sorgulayan ve bunu düşünen hepimiz sürekli yeni bir başlangıç yapmak istiyoruz "yarın yeni bir gün olacak" diyoruz.. Hayatımızdaki bu anlamsızlıklar uğruna değil ! "özgürlüğümüz uğruna yaşamalıyız" diyoruz. Daha sonra Mabel kaçıyor çevresindekilerden ve hayattan kendinizi oraya koyun özgürlüğünüz ne kadar mümkün aileniz, arkadaşlarınız ve size dayatılan hayat varken? Bu üçünden de kaçıyor nereye gittiği önemli değil kendini özgür hissetmek istiyor sadece, şarkıda da bahsettiği gibi "dar öğrenilir darda, geçti ayazım getirme geri" kaçarken öğreniyor aslında asıl zorluğu çünkü biz insanlar iyiyken anlamayız zor hali, sağlığın kıymetini hastalanınca anlarız yoksulun halinden aç kalınca anlarız, buradaki nankörlüğümüze atıfta bulunuyor. 2. kısmında sürekli kaçan insan var ve geride bıraktığı köklerini yakmaya çalışan bir insan (ağacın yanması). Gelelim son kısma şarkının başında da sonunda da vermek istediği asıl mesaj; "kazdıkça büyüyor çukuru kalbimin" denedikçe o içimizde olan his daha derinleşiyor çünkü görüyoruz dayatılan hayat var bize ama bundan kaçamayız da o ağaç yanmaz çünkü, yangını hiç bitmeyecek içimizde, sürekli sürecek bir yangın var. Bu şekilde nasıl kaçarız? En sonunda Mabel kaçmak istedikçe kendisi arabanın(hayatın) önüne doğru savruluyor, kaçar bir haldeyken hayatın akımına kapılıyor hala yani, ne kadar ilginç bu kısım kaçmayı denediğimiz ve kaçtığımız halde hayatın önüne tekrar savruluyoruz, kaçış yok. Daha sonra yanına gelen insanlar eski yaşamına dönüşü anlatan ve dayatılan düzen, tekdüze yaşam, aile, iş, arkadaş.. Ve hepsi sarılıyor ancak birden kayboluyorlar çünkü çevremizde binlerce kişi olsa da ,aslında bu kalabalığın içinde yanlız bir parçayız..

 

YORUMLAR

Bu yazı için henüz yorum yapılmamış.

YORUMUNUZU YAZIN !